14 Şubat 2018 Çarşamba

Benim Olursan


Benim olursan en güzel seven ben olurum. Gözlerinin rengini koyarım tüm renklerin yerine. Ve gözlerinden bakarım dünyaya.. Bir sen olursun gördüğüm, bir de beraber yürüdüğümüz yol olur.

Benim olursan eğer dünyayı yeniden var ederim. yeniden doğarım. Hayata ikinci merhabam olursun. Anneme olan bağlılığımı veriririm sana. Sana kızar, senin kucağında ağlarım sonra.. Yağmurlar boşuna yağmaz ve bizim de şemsiyeye ihtiyacımız olmaz. Güneşin altında öpüşmek kadar güzel olur, ellerinde bir yağmur da ıslanmak..

Benim olursan tüm deliliklerim de senin olur mesela. Hafta sonları olmazsa olmaz kaçamaklarımız ve kış ortasında kıyafetlerimizle denize atlamalarımız olur. Birbirimize dokunduğumuz an ısınan bir su.. Şömine başında bir kadeh şarap olur.. Dizimde uyuya kalışın olur. Sabaha dek seni izleyebilmenin huzuru olur... Ellerini öpebilmenin özgürlüğü mesela..

Benim olursan arabada sana temas etmeyeceğim tek bir an olmaz. Dünya üzerinde beklerken öpülmediğin tek bir ışık.. Ve kaldırımlar da tek kişilik ayak izlerin.. Sana yeni anılar yaratırım. Bir daha asla tek kişi olmazsın...

Benim olursan duası olursun bir kadının. Gözleri sana benzeyen bir çocuğun babası. Geceleri öpülen bir çift yanağın teki sen olursun. Örnek olursun gelecek nesillerin hayatına. Ayakta alkışlanan bir oyunun kahramanı olursun. Her güne şükür olur adın. Neslimin devamı olursun. Senden gelene bakarken gülümseyen bir çift gözün sahibi..

Benim olursan muhteşem bir hayatımız olur demiyorum. Ama başımıza gelen herşeyin üzerine basacak kadar güçlü oluruz biliyorum. Ara sıra edeceğimiz kavgalar olmazsa tutkuyla barışmayı öğrenemeyiz hem.. Kusursuz olmayacağız biliyorum ama her gece mutlu uyuyacaksın söz veriyorum..

Özge Özvatan

9 Ocak 2018 Salı

2018

2018' de yapılması gerekenler;

1- Size uzaktan bakmaya alışmış insanlar bırakın uzakta kalsın. 

2- Başkalarının ne düşündüğü değil, sizin ne hissettiğiniz önemli.
3- İyilik meleği olmanız gerekmiyor, sizi mutsuz eden insanları hayatınızdan çıkarıp atın. 
4- Ailenizin kıymetini bilin.
5- Size aile olacak insanlarla birlikte olun. Başka kimse olmasa da olur.
6- Sizi olduğunuz gibi seven insanlar en büyük servetiniz, kaybetmeyin. 
7- İstemediğiniz herşeye son verecek kadar ve istediğiniz herşeyi yapabilecek kadar güçlüsünüz.
8- Kimsenin sizi canı istediğinde görmesine izin verecek kadar zayıf olmayın.
9- Saygı herşeydir. Size saygı duymayan insanları ezip geçin. 
10- Kalbi güzel bir adam bulursanız onu sıkı tutun. (: 
11- Olacak olanın olacak olduğunu hatırlayın. Bazı şeylerin olması gereklidir.
12- Daha çok gülümseyin.
13- Kendinize inanın.
14- Çocukları sevin.
15- Sizi mutlu eden insanlarla çalışın.
16- Değer görmediğiniz yerde kalmaya çalışmayın.
17- Aminlere inanın ve her gece dua etmeyi unutmayın.
18- Arada bir hayatınıza dışarıdan bakın. O tablo sizi güldürmüyorsa ters giden bir şeyler var demektir. Düzeltin. 
19- Sizi seven insanlara güvenin.
20- Daha çok teşekkür edin.
21- Sokakta yanınızdan geçen biri hapşırdığında "çok yaşa" deyin.
22- Mutlaka her ay en azından bir sokak cocuğunu elinden tutup yemek yemeye götürün.
23- Kibrinizden arının.
24- Muhteşem değilsiniz bunu bilin. Kimse değil. 
25- Tek başına birey olamayan insanlarla ilişki kurmayın.
26- Göz yaşı biten bir şey sadece mutlu olduğunuz zamanlar için kullanın. 
27- Herkesi olduğu gibi kabul edin. Bu hali size uymuyorsa görüşmeyin. Zira insanlar değişmez.
28- Sevdiğinizi söyleyin. 
29- Sıkı sarılın.
30- Ayda gördüğünüz yansımayı sevin...

Bu sene sizin seneniz olsun :) 

29 Kasım 2017 Çarşamba

Çok Sevmek İstiyorum Seni

Çok sevmek istiyorum seni. 
Daha önce kimseyi sevmediğim gibi, hiç sevemediğim gibi. 
Ellerini tutmak istiyorum. 
Ellerini tutarak uyuyakalmak ve gece defalarca uyanıp ellerinde ki ellerime bakmak.. 
Uykum her bölündüğünde mutlu olmak istiyorum işte ellerini tutup. 
Sabahın kör saatinde omzumda öpücüklerinle uyanmak istiyorum. 
Bu gülümseyerek uyanmak demek benim düşlerimde. 
Ben ellerin beni severken yeniden doğmak istiyorum. 
Her uyku yarı ölüm halidir derler ve ben her gece seninle ölmek istiyorum. 
Bir gece son kez ölene dek ellerimi her uyandığımda ellerinde görmek istiyorum. 
Çok sevmek istiyorum seni.
Pazar günleri ormanda seninle yürümek, doğanın 4 mevsim değişimi yine el ele izlemek. 
İlkbaharda boğazda o kahveyi seninle içmek. 
Sonbaharda Kadıköy'de elini tutarken sarhoş olmak.
Sen elimi tuttuğun için sarhoşken daha çok gülmek. 
Yazın kumsalda seninle yürümek ve dönüp arkamı ayak izlerimize bakıp yine şükretmek.. 
Kışın karın altında belki Cihangir’de seni daha çok öpmek… 
Çok sevmek istiyorum seni. 
Haftasonu hadi gidelim demek
Özledim dediğimde kapımda görmek 
Ansızın işimi bölmeni ve daha çok öpmeni. 
2 kişilik kocaman bir dünya yaratmayı
Seninle, sana ait olan herşeyi sevmeyi ama en çok seni…
Çok sevmek istiyorum seni.
Kıyafetlerimden vazgeçmek pahasına dolapta senin için yer açmayı
Sabahları kim duşa önce girecek diye kavga etmeyi
Akşam senin sevdiğin yemekleri yapmak için yeni tarifler öğrenmeyi.. 
Maça bazen beraber gitmeyi, bazen seni gönderip senin için hazırlanmayı.. 
Çok sevmek istiyorum seni.
Uzun saçlarımın senin için bir anlam ifade etmesini
Herkese bakmanı yalnız, sadece beni görmeni
Geceleri değil sadece gündüzleri de beni düşünmeni
Beraber olduğumuz her anı birlikte ölümsüz kılmayı
Duvarlarda fotoğraflarımızı
Sana şüphesiz güvenebilmeyi.. 
Çok sevmek istiyorum seni. 
En çok seni.

Ömürümce yalnız seni… 

20 Kasım 2017 Pazartesi

Bil İstiyorum

Herkesin olur gel gitli zamanları.. Belki doğru zamanda, belki yanlış.. Yanlış yerde durdu benim ki, başlangıçta göremediğim, fark edemediğim bir yanlıştı gel gitlerim. Kötü biri oldum belki, ondan sonra. Ondan sonra harcadığım, asla ardıma bakmadığım adamlara, koca bir enkaz bıraktım. Kabul ederim ki, bende yarama ilaç olarak; yaraladım. Günahları boynuna, adınla ne adamları karaladım...

Zaman geçtikçe ve kalbim duruldukça, özlediklerim oldu. Yine de tek bir adım atmadıklarım. Uzaktan izlediklerim ve çoğu zaman gülüp geçtiklerim.. Güçlü duruşumdan taviz vermediklerim. Arkama hiç bir koşulda bakmak istemediklerim. Bazı anıları hatırladıkça kendimden tiksindiklerim ve hatta varlığını bile inkar ettiklerim.. Kendimi bile affetmekte güçlük çektiklerim, asla sevmediğim ama pek güzel seviyormuş gibi yaptıklarım...

Parmaklarının değdiği her yere başka parmaklar değsin istedim belki. Silinsin istedim tenimin hafızasından ellerin.. Kokunun üzerinden kaç koku geçerse, o kadar çabuk unuturum dedim üzerime sinen kokunu.. Ellerimin sen koktuğu sabahları.. Ne kadar çok kahkaha atarsam o kadar azalır senin için ağladığım gecelerin sayısı.. Ve ne kadar aldatırsam o kadar çabuk diner, aldatılmışlığın acısı..

Artık sana değil, kendimi dönüştürdüğüm kadına kızıyorum. Benden aldıklarını yerine koyamayacak kadar güçsüz oluşuma. Başkalarının canını yakarak beslenen ruhuma.. İnsanlara güvenmeyen hallerime ve gittikçe hissizleşen bedenime.. Her sabah aynada bana bakan masum bir yüze inat bende yarattığın ve öylece bıraktığın kadına kızıyorum. Zaferlerimin bile kendime yenilgimden olduğunu biliyorum. Artık sürekli sana yenilen kadın olmak istemiyorum. Artık kimi sevdiğinle, kime güldüğünle ve hatta o güzel ellerinin kimi tuttuğuyla ilgilenmiyorum...

Adını dünümden de, geleceğimden de siliyorum. Varlığını inkar ediyorum ve yıllarıdır yürüdüğüm yolu değiştiriyorum. Ben sevgilim, artık bildiğin kadın olmak istemiyorum. Artık seni sevmediğimi bil istiyorum...

18 Ağustos 2017 Cuma

Senden geçip, gideceğim

Hayata senle kaldığım yerden devam edebilmekte kötü. Sen her geldiğinde sıfırdan başlamak yaşamaya. Senden önce ki ve sonra ki herşeyin kaybolması bir boşlukta.. Zor tekrar tekrar yenilmek ezbere bildiğin bir oyunda, sırf o mutlu olsun diye.. 

Senin bana sımsıkı sarılışların, beni kavrayışın ve uyurken farkında olmaksızın gülümseyişin.. Bir adam gibi kokumu içine çekişin ve ardından iç çekişin, ellerimi hep sıkı tutuşun.. Güzel sevişin mesela.. Güzeldi sevişlerin.. 

Seninleyken, dünyada hiçbirşeyi kıskanmak zorunda kalmamak var birde.. Bir insan bir insanın sahip olmak istediği herşey olur mu? oluyor…. Kimseyi, hiçbirşeyi kıskanmıyor ve düşlemiyorum. Sen tamamlayansın.. 

Ve gittiğinde, doldurulmayan bir boşluk bırakan.. Kendiden sonra ki herkesi anlamsız ve tüm masalları yetersiz kılan… Bir hiçken, küçücük bir odada bana bir dünya olan.. Sensin benim uyuyup uyandığım, sensin benim bu dünya da ki imtihanım.. Ve en kötüsü, kalınmıyor bu sınavdan sevgilim.. Geçeceğim.. 


Bir sabah, senden geçip; gideceğim.. 

4 Haziran 2017 Pazar

Bazen Savaşırsın

Bazen savaşırsın. Üstelik öyle dünyaya karşı falan değil. Zaten dünyayla savaşmak kolaydır biri varsa elinden tutan. Savaşırsın hem kendinle, hem elini tutmak istediğinle.. Uzun sürer yol bazen. Kendine verdiğin zamandan çok daha uzun.. Yorulursun, yavaş yavaş parçalara ayrılırsın, dağılırsın.. Bir sabah o savaşı kazanamayacağı anlarsın… 

Bazı insanlar kendine güzeldir. Kendini güzel kandırır. İnanmak ister belki tüm söylediği yalanlara. İnanabilir de. Kibri izin vermez belki eksiklerini görmeye. Fark edersin bir yerde. Karşında oturmuş içkisini yudumlarken ve eşiği geçmenin eşiğindeyken gözlerinin dalışından bilecek kadar çok izlemişsindir onu. O an ne konuşuyorsan odur eksiği. Söylersin. Yüzüne vurmak zor değildir her zaman. Güler, inkar eder ve ondan sonra her görüşmenizde hayatının kusursuzluğundan bahseder. Kendini bile kabullenememiş ki seni kabullensin.. Kendisine güçlü olmayan biri, senin gücünle yaşayabilir mi? 

Başkasının hayali olan bir arabayı satın alıp binmek kadar kolay değildir sevilmek. Gösterişli bir dünyada ışıklarla yanında tutabildiklerin kadar ucuz değildir birini sevmek ve karşındakinden sevgi beklemek. Alternatifini bulana kadar herkes -mış gibi yapabilir çünkü. Peki ya gece uykusu? Sabah günaydını? Zayıf anında elini tutuşu ve sen kabus görürken seni sakinleştiren sesi? Senin için ocakta bir kap yemek, sana atılan bir kahkaha ve olabildiğine doğal? Seninle varını yoğunu paylaşabilecek biri? Seninde kendini kandırdığın o insanlarda hangisi vardı? Kendini kandırdığın insanlar uğruna beni harcamak sana kolaydı… 

“Nasılsın” diye sormaz bazı insanlar. Nasıl olduğunuzun bir önemi yoktur çünkü. Gece onun için uygun musunuzdur asıl soru. Uygun değilseniz mutlaka yedekte bir adres vardır. Nasıl olsa yanınızda olmadığı her günün bir bedeli var. Hayatının içinde değil, sayılı gecede onda yeriniz var. Sürekli konuşur ve aynı şeyleri tekrarlar dururlar. Ezberden gelen laflar savaştığınız bu sürede sizinde bile bile inandığınız yalanlardır aslında.. 

Bir gün bir dost sohbetinde farkına varırsınız ki en baştan kaybedensiniz aslında. O insan hiç sizin olmamış ve aslında sizde onun. Kaybedilen zaman ve boşa harcanan emek olmuş. Kalbinizden vermişsiniz. Uzunca bir süre hayatınızdan ve kendinizden vermişsiniz. O ise tüm bencilliğiyle ve bir tek an düşünmeden almış utanmadan verdiğiniz herşeyi. Allah korkusu yokmuş ve size de saygısı aslında.. Belki kendine de.. 

Sizinle olmak isteyecek insan sizi bu kadar yormayacak. Elini tutup yürümek savaşmayı gerektirmeyecek. Eğer savaşmanız gerekirse bir gün, bunu onun ellerini tutuyor olmanın güveniyle yapacaksınız. Kendinize ve kalbinize değer verin. Hala sevecek yanlarınız kaldıysa ve biliyorsanız gösterişten uzak, kendiniz gibi sevmeyi.. Bırakın kalbiniz yorulacak olsa bile sonunda kocaman bir “değdi be!” olsun… 


24 Mayıs 2017 Çarşamba

Bencilliğine

Yıllarımı verdim sana. Kalbimi. Olanca gücümü ve tüm benliğimi. Ne istesen bir emirdi benim için. Canın canımdan önceydi. Sen mutlu olduktan sonra benim mutsuz olmamın bir önemi yoktu. Sen huzurlu uyuyacaktın ki ben başımı yastığa rahat koyabileyim. Tüm endişelerimde sendin ama tüm huzurumda. En büyük acımda sendin ama en mutlu olduğumda.. Ben sana bildiğim herşeyi tüm samimiyetimle verdim. Öyle ki sen başka bir hikayede beni eksik bırakmışken bile sırt çevirmedim sana. Yapamadım. Sen konuştuğunda seni dinleyecek ve saçma sapan yorumlar yapmayacak tek kişiydim. Yıllarca her “kötüyüm” dediğinde yanında olanda. Onca acıya rağmen sana gülümseyende. Seni kendine getirip telefonu kapattığında hıçkırarak ağlayanda.. Hatta biri seni üzdüğünde anlattığın ve buna göğüs gerende.. 


Sana yenilip yine sende kaldım yıllar yılı.. Sonunu hiç düşünmedin davranışlarının. Gecenin bir vakti sarhoş olup geldiğin ve sabah kızarak gittiğin.. Gidişinin ardından ne olacağını hiç düşünmediğin.. Beni sevdiğin onca geceye yine benimle ihanet edişin oldu.. Yavaş yavaş aldın seni benden. Eziyet ederek, acımı uzatarak. Yıllar sonra bir gün bana geçecek dedin. Unutacaksın. Çok mutlu olacaksın.. Sonra yine bir gece yaramı kanatırken bunları hiç düşünmedin. Gecenin sabahını hesap etmedin.. Nasıl olsa ben senin için hep ordaydım. Kendimle en büyük savaşım olurken sen, benim seninle birlikte neleri kaybedeceğimi hiç önemsemedin.. Mutsuzdun ve benimde mutsuz olmamı istiyordun.. Ne hayatına aldın, ne hayatımdan çıktın. Zaman geçirirdi belki yaralarımı sen gelip kanatmayı bırakmış olsaydın eğer…