Gidiyorum...

Aklım topladı valizini.. Gidiyorum sevgilim.. Çok direndim seni sevebilmek için. Seninle kocaman dünyaya sığabilmek için. Olmadı.. Gittiğimiz hiç bir yer yeterince büyük değildi ve biz hiç bir şehirde nefes alamadık, yeniden başlayamadık.. İkimiz onlarca yol içerisinde ortak bir yol bulamadık... Sende hiç bir zaman farklı olmak istemedin zaten diğerlerinden.. Gidiyorum...

Bebekler doğduklarında korku duygusunu bilmezler, yaşadıkça öğrenirler, öğretirler.. Seninde yoksun olduğun duyguların vardı. Günlerimi, gecelerimi verdim, öğretemedim.. Artık biliyorum ki, hayatın bu senin. Sen böyle var olacaksın. Yaşamak değil elbet, geç anlayacaksın. Geriye dönüp düzeltebileceğin bir hayatın kalmayacak kadar geç..

Bir insan değil bir hayat seçersin diyorlar, o yüzden gidiyorum. Seçtiğim hayat, hayatın değil... Sen, yaptıklarının farkına varmayan, kıymet bilmeyen.. İçimdeki seni benden yavaş yavaş söküp alan.. Artık seni "sen gibi" sevemiyorum... Değişmiyorum ama değiştiriyorum. Kendime daha çok yürürken, senden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyorum. Ve cümlelerin değiştirmiyor fikrimi.. Sen farkında olmadan kalanını da yok ediyorsun...

Ne kaybettiğinin artık bir önemi yok.. Kazandıklarına değer mi bilemem. Ve inan ilk kez umrumda  değil. İlk kez arkama bakmadan gidiyorum. İlk kez bu kadar kendimden emin, bu kadar güçlü atıyorum adımlarımı.. İçimin rahatlığından belki, Tanrı biliyor ya, çok kez uyardım seni... Bir önemi kalmayınca dek, bir önemin kalmayana dek..

Kendine iyi bak demeyeceğim bakmazsın biliyorum. İnsan olarak, " sen " olarak ilk ve son sevilişindi, beni hep hatırlamanı istiyorum..

(Zamandan yoksun, içimden aldın seni.. Gününü saatini hatırlamıyorum.. Farklı ol derken, daha iyi olmanı kastetmiştim, değersizleşmeni değil.. Söylediklerinin anlamını bilmeni istemiştim, çocuk büyütmeyi değil.. Aynı şeyi defalarca anlatmayı değil! Bir kadına sahip olmakla, sahip çıkmak arasında ki farkı öğren değiştim, çizgiyi iyice aş değil.. Şimdi senin düzeltebileceğin tek yol varken, o yola girecek cesarete asla sahip olamayacağını bildiğimden, gidiyorum..)

posted under | 2 Comments

Mutlu oluruz.. İzin verirsen!

Zamanımı vermek istiyorum sana.. Hayatından almak, hayatın veremeyeceklerini vermek... Hayır öyle ömürlük değil. Kısa bir zaman için tut ellerimi.. Benim uzun süreli hayallerim, inanışlarım olmaz ki.. Ama mutlu et beni. Öyle et ki gidemeyeyim mesela.. Hayatında olmak bir ödül olsun, senin için dağıtayım saçlarımı.. Gideyim ama sen bırakma yine de... Çık olur olmadık yerlerde karşıma, bir kere daha seveyim mesela seni.. Yenile kendini, tazele benim hislerimi...

Sev ki mutlu edebileyim seni.. Bazen çocuk olurum, şımarırım kucağında.. Sarılırım olanca gücümle. Sev derim, daha çok sev... Kadın olurum bazen, mutlu anlar çalarız hayattan, sana hayattan çalmayı öğretirim. Kendime benzetirim seni de biraz.. Anne olurum, hastayken başında beklerim, gün gelir aynı evi paylaşırız dolabını toplarım, yatağını düzeltirim, yemeğini ellerimle yaparım mesela.. Şefkatle karşılanırsın her akşam kapıda... Abla olurum, kızarım sana zaman zaman. Endişelenirim senin için. Kırılacaksın diye ödüm kopar. Başka herkesten korurum seni, kendimden bile yeri geldikçe... Aile olurum sana, başka kimseye ihtiyacın kalmaz izin verirsen...

Uzaktan beni izlerken gülümsetirim seni.. Babanla şakalaşırken, kız kardeşinle dertleşirken, onun saçlarını yaparken izlersin beni... Ve sana anlatmadığın için onun sırlarını kızarsın bana... Ve bir daha aşık olursun, onu öyle koruyorum diye... Annene bağlanırım mesela, onu desteklerken bir konuda, hem kızar, hem mutlu olursun içten içten... Huzur veririm sana... Yaşadığın her güne şükrederken, bana baktıkça bir sevap daha işlersin benim üzerimden...

Eğlendirirm seni bir iş çıkışında.. Yorgun argın gelirsin eve, müziği açar deli gibi dans ederim. Saçlarım savrulurken havada, ellerinden tutar kaldırırım seni de... Eteklerim uçuşsun diye, kız çocuğu edasıyla dönerken ben kahkaha atarsın gözlerimde ki ifadeye.. "Sen" dersin... "Sen kaç türlü kadınsın?"...

Ben kusursuz bir dünya yaratırım sana izin verirsen. Tabularını yıkarsan. Beni ben gibi kabul edersen... Hayat artık senden alamazken, sen ondan çalarak uyursun her gece. Yaparım! Ölürken "yaşadım" dedirtirim sana. Kocaman bir sevgi var yüreğimde, seni ve senin olan herşeyi sevebilirim. En çok seni yine de... 

İnandığın tek gerçek olurum. Akşamları bir kadeh şarap içerken iş hakkında konuşursun benle. Bazen siyaset konuşuruz, sen çokça anlatırsın ben daha çok susarım.. Sesini dinlerim, gülümseyerek.. Şükrederim.. Sevap kazanırım bende senin üzerinden... Maç izleriz beraber. Pes oynarız. Erkek arkadaşın olurum... Daha çok gülersin...

Bebeğim olursun, babam, abim, erkeğim, kocam... 

Mutlu oluruz biz.. Eğer izin verirsen...
Mutlu oluruz, eğer kıymet bilirsen...


(Gün gelecek kocam olacaksın! Kavga ederken bile koşarak sarılacağım sana. Uyurken kızgın olmayacağım, bir yere gitmeyeceğim. Ellerimi tutacaksın. Bir benim birde kızımızın... Her sabah esneyerek ve gülümseyerek kapıyı kapatıp, her akşam gülerek açacağım sana... Neşeyle! Yorgunluğun, sıkıntın olmayacak evimizde... Ve yemin ederim ölürken bile; iyi ki diyeceksin, iyi ki "o" sensin! Ben hayatını yaşaman için geldim! Herkesten farklı, herkesten daha mutlu olalım diye...)

Özge Özvatan

posted under | 3 Comments
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Translate

Followers

    Bana Ulaşın

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *


Recent Comments